Tarih: 09 Eylül 2010 Perşembe , Saat:
 
Kullanıcı Adı:
Şifre:

Beni hatırla.

# Yeni Üye
# Şifremi Unuttum
İÇERİK
Ana Sayfa
Yasal Uyarı
Müzikli ve Hareketli E-Kart
Eleman ve İş İlanları
Makale Gönder
Marjinal Pet Shop
Online Radyo Tv
Telefon Rehberi
Trafik Sorgulama
Gazeteler
Döviz Kurları
İletişim
MAKALELER
Güncel (10)
Çocuk Gelişimi (10)
Özel Eğitim (3)
Genel Sağlık (2)
Tıbbi Bilgi-Hasta (6)
Tıbbi Bilgi-Doktor (1)
Sağlıklı Güzellik (0)
Sağlık Yönetimi (6)
Tıbbi Hukuk (1)
Allerji (18)
RESİMLER
Doğa (3)
Komik (0)
Çocuk (2)
Karikatürler (1)
Hayvanlar (3)
Duvar Kağıtları (3)
Allerjenler (3)
MESAJLAR(Son 10)
Yazan: KAANCAN
Tarih: 26 Mart 2008 Çarşamba
Mesaj: iyi geceler allerjik hastaliklar cok uzun sureli tedavi gerektirir. simdiden acil sifalar dilerim. cok seviyeli bir siteniz var basarilarinizin devamini dilerim
Yazan: ÖZLEM
Tarih: 19 Ekim 2007 Cuma
Mesaj: SİTENİZİ TEBRİK EDİYORUM ÇOK GEREKLİ FAYDALI OLMUŞ BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM HASTALAR ACİL ŞİFALAR
Yazan: kirmizi_gelincik
Tarih: 12 Ekim 2007 Cuma
Mesaj: 3 yıldır alerjik astım hastayım 19 yaşındayım. 3 yıl öncesine kadar her mevsim dönümünde hapşurma burun akıntısı gibi şikayetlerim oluyordu doktora gidiyordum saman nezlesi diyip ilaç verip gönderiyorlardı sonra bi tanıdığımız göğüs hastalıkları uzmanına gitmem gerektiğini söledi ve gittim. Alerji testleri yapıldı biirçok şeye alerjim çıktı önce sadece 1 ilaç kullanıyordum (aireus) son 3 yıl kötü olmaya başladım artık mevsim dönmelerinde değil hergün kışın yazın her Allahın günü aynıyım(miflonide,ventolin fexadyn nasacort kullanıyorum). Çok kötü olduğum zamanlarda (ağrısı kemiklerime vuruyor) avil vuruluyorum bazende avil dekort ozaman rahatlıyorum ama bu sefer sersem gibi oluyor kendime gelemiyorum saatlerce. Doktorum derdimi anlamıyordu eline aklına ne ilaç gelirse onları verdi antibyotikler kullım guatır testi yapıldı hiçbişi çıkmadı ii bi tedavi yapamadı bana ilk başında üni hastanelerine sevk istedim vermedi. sonr başka doktordan sevk alarak üni hastanesine gittim orada çeşitli tahliller tekikler yapıldı önce tedavileri ii geldi aynı ilaçları verdiler ama tedevileri ii geldi kullanım şekillerini değiştirdiler ama bi süre sonra yine kötü olmaya başladım burun akıntısı hapşurma nefes darlığı hiç bitmiyor bana yardımcı olcak mısınız lütfen adam gbi bi tedavisi yok mu bunun. (aşıda vurmuyorlar alerjilerim çok çeşitli olduğu için ahngi birine vuralım diyorlar) ne olur yardımcı olun şimdiden teşekkürler...
Yazan: bilge
Tarih: 09 Eylül 2007 Pazar
Mesaj: merhaba bu faydali sayfa için teşekkürler. babam 5 yıllık allerjik astım hastası bir türlü tedavi yolu bulunamadı.. bize bu konuda yardımcı olabilecek varsa çok seviniriz. şimdiden teşekkürler. m.bilge@inceoz.com
Yazan: bilge bilge
Tarih: 12 Temmuz 2007 Perşembe
Mesaj: sayfanın çok ziyaretçisi var ama üyesi az. Niye bilmiyorum.Ben de üyelik için düşündüm ama ne gibi bir sakıncası var, niye kimse üye olmuyor merak ettim
Yazan: dogan
Tarih: 04 Nisan 2007 Çarşamba
Mesaj: Oldukça başarılı ve dolu bir site hazırladığınız için deşekkürler. Başarı dileklerimle...
Mesajlara gitmek için tıklayın
İSTATİSTİKLER
Sayfalar: 2
Makaleler: 57 - Kat: 10
Resimler: 15 - Kat: 7
Mesajlar: 6
Üyeler: 139
Online: 4
SAYAÇ
Bugün: 64
Dün: 102
Toplam: 190642
 » Haberin devamı...
Hepsi Bin Derde Deva

''Havacıva Otu'', ''Abdestbozan Otu'', ''Unutmabeni Çiçeği'', ''Venüssaçı'', ''Dulavrat Otu'', ''Ebu Cehil Karpuzu'' ve ''Baldırı Kara'', mide rahatsızlıklarından, ishale, kabızlıktan, açık yaralara kadar pek çok hastalıkta yararlanılan bitkiler arasında yer alıyor.

İlginç isimlere sahip bitkilerden ''Adam Otu'', ismini, köklerinin insan vücuduna benzemesinden alıyor.

''Bit Otu'', bit ve kene gibi parazitleri öldürmede, ''Danabağırtan'' hayvan hastalıkların tedavisinde kullanıldığı, ''Deniz Kadayıfı'' ise deniz kıyısında yetiştiği için bu isimlerle anılıyor.


Bazı ilginç isimli bitkiler ve özellikleri şöyle:

-Abdestbozan Otu: Gülgillerden, siyah ve yeşil boya çıkartılan bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Boyu 70 santimetreye ulaşır. Mide rahatsızlıklarında kullanılır.

-Acı Ağaç: Sedefotugillerden, 2-3 metre boyundaki bitkinin, ince kabuklarının üzerinde sarı benekler bulunur, çiçekleri kırmızıdır. Sıcak ülkelerde yetişir. Mide, bağırsak, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenlemede yardımcıdır.

-Adam Otu: Mavimsi-mor renkli çiçekler açan, rozet yapraklı ve kazık köklü çok yıllık otsu bir bitkidir. Kökleri insana benzediği için, bu isim verilmiştir. Ağrı kesici ve yatıştırıcı etkileri bulunur.

-Ayı Üzümü: Fundagillerden, küçük taneler halinde kırmızı renkli yemişleri bulunan ve tüylü bitki, 1-3 metre yüksekliğindedir. Çiçekleri pembe salkımlar halindeki Ayı Üzümünün, ishal kesici, idrar yollarını temizleyici etkileri vardır.

-Baldırı Kara: Eğreltiotugillerden, nemli yerlerde yetişen bitkinin yaprakları at yelesini andırır. Grip ve soğuk algınlığında rahatlatıcı etki yaratır.

-Binbirdelik Otu: Çalılık ve fundalıklar arasında yetişen, uzun ömürlü, otsu bir bitkidir. 30-80 santimetre boyunda, gövdesi dört köşeli bitkinin, yaprakları sapsız, çiçekleri parlak sarı renktedir. İdrar ve balgam söktürdüğü, iştah açtığı bilinir.

-Bit Otu: 1-1.5 metre boyunda, tüylü bir meyvesi olan ve Mayıs-Haziran aylarında mavi-mor çiçekler açan bir bitkidir. Çok zehirli olduğundan dahilen kullanımı bugün terk edilmiştir. Önceleri tetanos, kuduz, sara gibi hastalıklarda yatıştırıcı olarak kullanılıyordu. Bugün bit, kene gibi vücut parazitlerini öldürmede kullanılır.

-Çavdar Mahmuzu: Buğdaygillere ve özellikle çavdarların üzerinde asalak olarak yaşayan bir mantardır. Bitkiden kanamaları dindirmede yararlanılır.

-Çoban Çantası: 30-40 santimetre boyunda, Mart ve Ekim ayları arasında beyaz çiçekleri olan otsu bir bitkidir. İdrar artırıcı, damarları daraltarak kanama dindirici ve kabız yapıcı etkisi bulunur.

-Danabağırtan: Kışın yapraklarını dökmeyen, 50 santimetre boyunda, Mart-Eylül aylarında yeşilimsi beyaz çiçekler açan bir ottur. Bazı hayvan hastalıklarında, hayvanın derisi altına yerleştirilerek kullanılır.

-Darifülfül: 4-6 santimetre koni biçiminde, açık esmer renkli, yakıcı ve keskin lezzetli olan meyveleri taze veya kurutulmuş halde baharat veya ilaç olarak kullanılır.

-Deniz Kadayıfı: Yosuna benzer bir bitkidir. Denizlerde yetişen bitki, Atlantik Okyanusu sahillerinde bulunur.

-Dövülmüş Avrat Otu : Bahar aylarında yeşilimsi çiçekler açan, kırmızı meyvelere sahip bir bitkidir. Kök ve gövdesi taze olarak veya yıkanıp kurutulduktan sonra toz haline getirilerek kullanılır. Kurutulmuş bitki müshil, kusturucu ve idrar söktürücü olarak bilinir. Taze bitkinin kullanımı tehlikelidir.

-Dul Avrat Otu: 1 metre boyunda, yaz aylarında kırmızımsı çiçekler açan, büyük yapraklı bir bitkidir. Yapraklarından yapılan ilaçlar, romatizma ve nikris ağrılarını gidermede ve mide iltihaplarını iyileştirmede yardımcı olur.

-Ebu Cehil Karpuzu: Bitki, kabakgillerdendir. Elma iriliğinde meyvesi bulunur. Zehirlidir ve 2 gramdan fazlası öldürebilir. Romatizma ağrılarını dindirir, kaşıntıları giderir.

-Eşek Hıyarı: Haziran - Ağustos aylarında sarı renkli çiçekler açan, yol kenarlarında rastlanan bir bitkidir. Meyve ve köklerinden faydalanılır. Taze yapraklar basit yaralanmalarda kanamayı dindirir.

-Farekulağı: Çuhaçiçeğigillerden, tohumları kuşyemi olarak kullanılan bitkilerin cins ismidir. Güzel kokan çiçekli bitki, beyazımtırak erguvan rengindedir.

-Geyikdili: 20-30 santimetre boylarında, otsu bir bitkidir. Çiçeksizdir. Kökleriyle yapraklarının idrar söktürücü, hafif ishal giderici ve yara iyileştirici etkileri vardır.

-Güzelavrat Otu: Patlıcangillerden, kireçli topraklarda yetişen bitki, 180 santimetre boyundadır ve birkaç sene yaşayabilir. Meyveleri yuvarlak ve siyahtır. İçeriğindeki atropin zehirlidir. Kalbi yavaşlatan, tansiyonu yükselten etkisi vardır.

-Havacıva Otu: 20-30 santimetre boyunda, Mayıs-Temmuz aylarında mavi çiçekler açan, kumlu topraklarda yetişen otsu bir bitkidir. Kökünde taşıdığı kırmızı boya maddesi, boyamada kullanılır.

-Hüsnü Yusuf: 60 santimetre boyunda kırmızı çiçekli bir bitkidir. Çiçekleri toplanıp kurutularak, kullanılacağı zaman suyla kaynatılarak içilir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde hanımlar bu bitkiden hazırlanan merhemleri renk vermesi için ciltlerine, özellikle yüzlerinde kullanırdı.

-Kadın Tuzluğu: 2 metre boyunda, Mayıs-Haziran ayları arasında parlak sarı renkli, güzel kokulu çiçekler açan dikenli bir çalıdır. Kırmızı renkli meyveleri vardır. Olgun meyveleri ve kurutulmuş kökü kullanılır. Meyveler hoşaf ve reçel yapımında da tüketilir. Ateş düşürücü, arpacıklarda ise pansuman yapıcı olarak kullanılır.

-Kısa Mahmut: 10-50 santimetre boyunda, yaz aylarında türüne göre değişik renkli çiçekler açan bir bitkidir. Acı lezzetiyle mideyi uyararak, iştah açar.

-Köpek Dili: 20-90 santimetre uzunluğunda, ilkbahar sonunda kırmızı çiçekler açan bir ottur. Mikrop öldürücü özelliğiyle basit yaralar üzerine taze yapraklarıyla kompres yapılır.

-Kuzukulağı: Haziran-Eylül aylarında küçük çiçekler açan, ortalama 50 santimetre yüksekliğinde bir bitkidir. Kurutulmuş kökleri ve yaprakları ilaç olarak, taze bitki ise salata malzemesi olarak tüketilir. Eski Mısır'dan beri yemek malzemesidir.

Loğusa Otu: Mayıs-Eylül aylarında, türüne göre değişik renkli çiçekler açan otsu bir bitkidir. Yaprakları genellikle kalp şeklindedir. Loğusa Otu'nun kurutulmuş kökleri toz haline getirildikten sonra, suda kaynatıp bal, pekmez veya şekerle tatlandırılarak ya da doğrudan bala konup macun haline getirilerek alınabilir.

-Oğulotu: Haziran-Eylül aylarında çiçek açan, limon kokulu 60-70 santimetrelik otsu bir bitkidir. Çiçekleri beyaz veya sarımsıdır. Limona benzer kokusu ve lezzeti ile hazmı kolaylaştırıcıdır. Ayrıca uykusuzluk için yatmadan önce banyo suyuna 2 yemek kaşığı oğulotu yağı eklenerek yıkanmak faydalıdır.

-Öküzgözü : Bileşikgillerden, çayır ve ormanlarda yetişen ve papatyayı andıran bir bitkidir.

-Pelesenk Odunu: 10-15 metre boyunda, oval yapraklı bir ağaçtır. Pelesenk odunu mobilyacılıkta oldukça değerlidir. Pelesenk reçinesi ağrı kesici ve ateş düşürücü etki gösterir.

-Peygamber Ağacı: 15 metreye kadar yükselebilen bu ağaçlar, mavi çiçeklidir. Terletici ve uyarıcı olması nedeniyle soğuk algınlığında kullanılır.

-Sarısabır: Yaprakları dikenli bir ağaçtır. Kozmetik olarak da kullanılabilen Güneş yanığı ve egzamada iyileştirici etkisi bulunur.

-Sinirliot: 20-30 santimetre yüksekliğinde, sulak yerleri seven ve Mayıs-Ekim aylarında türüne göre değişik renkli çiçekler açan otsu bitkidir. Taze yaprakları kanamaları durdurmada kullanılır.

-Şeytanotu: 3 metreye kadar yükselebilen, büyük ve parçalı yapraklı, sarı çiçekleri olan otsu bir bitkidir. İran, Hindistan gibi ülkelerde baharat olarak bilinen bitki, iştah açıcı, hazmı kolaylaştırıcı ve sindirim sistemi gazlarını gidericidir.

-Tavşan Memesi: Maki ormanlarında bulunan, kışın yapraklarını dökmeyen, 1 metre boyunda, nohut kadar kırmızı renkli meyveli ve çiçekler açan bir ağaççıktır. Acı lezzetiyle iştah açıcı, ayrıca idrar söktürücü ve ateş düşürücüdür.

-Unutmabeni Çiçeği: Ballı baba familyasından, küçük yapraklı bir kır bitkisidir. Buna Aşkotu ve Güveyotu da denilir. İlkbaharda dallarının ucunda demetler halinde küçük pembe çiçekler açar. Dal uçları ve çiçek demetlerinin damıtılması ile elde edilen yağ, kozmetik sanayide yaygın olarak kullanılır. Çiçekleri ise sinirlilik hali, yarım baş ağrısı ve adet düzensizliklerinin tedavisinde yardımcıdır.

-Venüssaçı: Rutubetli ve serin yerlerde, dere kenarlarında yetişen ve 20-40 santimetre yüksekliğinde otsu bir bitkidir. Öksürük kesici, balgam söktürücü ve göğsü yumuşatıcı özellikleri bulunur.

-Yahudi Otu: 30-50 santimetre boyunda, yaz sonunda sonbahar mevsimine uzanan altın sarısı renkli çiçekli papatya ailesine ait bir bitkidir. İdrar söktürücüdür.

-Yılan Yastığı: Baharda kötü kokulu, çok açık yeşil çiçekler açan, gölgeli ve serin yerleri seven, sonbaharda mısır koçanı gibi turuncu-kırmızı meyveler veren bir bitkidir. Taze yaprak ve kökler sivilcelerdeki cerahati toplamak için ve basit yaralarda pansuman yapıcı olarak kullanılır. Taze bitkiyi yemek, bulantı, kusma, ishal ve kalpte ritm bozukluklarıyla ölüme yol açan zehirlenmelere neden olabilir.

-Yılancık: 15-80 santimetre boyunda, tüm yaprakları sık ve sert tüylü, koyu mor çiçekli bir bitkidir. Mikrop öldürücü etkisi nedeniyle yaralara sürülür.

Kaynak:güncel haber

Tarih: 08 Kasım 2008 Cumartesi - Ekleyen: admin - Okunma: 682

Yorum Ekle

Yorumlar
Bu habere yorum yapılmamış...
Bu habere toplam 0 yorum yapılmış.
ANKET
Soru: Allerjik bir hastalığınız var mı?
Hayır,yok (4 %)
Evet,gıda allerjisi (10 %)
Evet,ilaç alerjisi (4 %)
Evet.allerjik astım (26 %)
Evet,egzema (13 %)
Evet,sebebini bilmiyorum (40 %)
(2262 Oy kullanılmış.)
# Sonuçlar

TAKVİM(Arşiv)
« Eylül - 2010 »
Pzt Sl Çrş Prş Cm Cmt Pz

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

EN ÇOK OKUNANLAR
ALLERJİ VE BİOREZONANS (5497)
ALLERJİK CİLT HASTALIKLARI (5320)
ALLERJİ NEDİR? (4282)
ÇOCUK VE ALERJİ (2866)
En sık görülen Alerjenler (2680)
ÜRTİKER (KURDEŞEN) (2587)
ALERJİ HASTALARI TRAFİKTE NASIL HAREKET ETMELİ ? (2411)
Alerji ve Otizm (2317)
ATOPİK DERMATİT (2299)
Selenyum astım atak sıklığını azaltıyor mu? (1934)
DESTEKLEYENLER
ArabaRehberi.Net
Pazaryeri.Gen.Tr
Kariyerin.Com
Edizayn.Org
Medya Rehberi
WebSiteTasarimi.Net
SIGARAYIBIRAKIN.NET
Biorezonans Tedavisi
Marjinal Pet Shop
  Biorezonans alerji tedavisine kesin çözüm mü? - Copyright © 2006Yönetim Paneli